Ameliyatlar hakkında

Estetik cerrahi ameliyatlarının ortak özelliği sağlıklı insanlara yapılmaları. Ortada bir hasta vardır ama bir hastalık yoktur. Hatta siz doktor olarak sağlıklı bir insandan bir hasta yaratır sonra onu tedavi edersiniz. Elbette buna gerçekten deymesi gerekir. Estetik ameliyatları kendi içlerinde “gençleşme amaçlı yapılanlar” ve “doğuştan özellikleri değiştirmek için yapılanlar” olarak ikiye ayırabilirsiniz.

Örneğin estetik burun ameliyatında bir gençleşme kaygısı yoktur, doğuştan gelen bir özellik değiştirilmeye çalışılır. Ama yüz germe ameliyatı tamamen bir gençleştirme ameliyatıdır. Amaç sadece 10 – 20 sene önce var olanı tekrar elde etmektir.

Bütün bu ameliyatlar yıllar içerisinde geliştiler, bir çoğu yüz yıl öncesinde uçuk bir fikir olarak denenmiş olmalarına rağmen daha sonra unutulmuşlar. Estetik cerrahinin ortaya çıktığı 60 lı yıllarda bütün eski fikirler tekrar denenmiş ve geliştirilmeye başlanmış. Bu gün yaptığımı he teknik eski tekniklerden elde edilen tecrübelere dayanıyor. En yeni en son diye ortaya çıkan teknikler bile yılların birikiminin üzerine konulan taşlar.

Burun estetiği bizde en sık yapılan ameliyat. Biz kendi doğulu burunlarımızı beğenmiyoruz, kuzey avrupalıların hafif ucu kalkık burunlarını istiyoruz. Ama yıllarca yapılan hata bu ideal burun şeklinin “küçük” olması gerektiği üzerine yapıldı. Dikkatli bakarsanız doğal ve güzel burunlar küçük değiller. Hatta kuzey avrupalıların burunları epey büyük. Burnun kalkık olması ile “küçük” olması arasında bir paralellik yok. Hatta doğal bir burun asla kavisli olmuyor. Kavisli burunları 1980 ve 90 larda malesef biz yaptık. Olması gereken büyük, kemeri olmayan ama üzeri dümdüz, ucu biraz daha yüksekte burunlar. İdeal buruna asla inanmadım ama en azından herkesin aklında olanın bu olduğunu söyleyebilirim. “Hokka” burunları unutun, benim bir üzerim jenerasyon estetik cerrahlar dünya çapında bu “hokka” burunlar için töğbekar.

Göğüs estetiği’de bizde epey sık yapılan bir ameliyatlar grubu. Doğum oranının yüksek olduğu, bir çok genç kadının iki çocuk sahibi olduğu bir ülkeyiz ve bu elbette etkilerini annelerin vücutlarında gösteriyor. Karın estetiği yine çok sık talep görüyor. Bu ameliyatın sonucunun tamamen kullanılan tekniğe bağlı olduğunu, bütün karın bel sırt 360 derecelik bir alanın beraber planlanması gerektiğini söylemeliyim. Eğer karın germe ameliyatı olduysanız ve sonuçtan estetik olarak memnun değilseniz bunun sebebi ameliyatın olması gerekenden çok daha sınırlı tutulmuş olmasından kaynaklanıyordur. Bu tam yapılınca harikalar yaratan, az olsun öylede olur denince de kötü sonuç veren bir ameliyattır.

Yağ alma (liposuction) ameliyatları çok basit bir temel dayanıyor: fazla yağı almak. Bu bir “boşaltma” ameliyatı ve ne yapıp ne yapamayacağını önceden çok iyi değerlendirmek gerekli. Elinizle fazla yağlı olan bir bölgenizi tutun, içeride elinize gelen yağların yok olduğunu düşünün. İşte ameliyat bunu sağlıyor, ama daha fazlasını değil. Yağ alma ameliyatını geliştirmek amacıyla lazer ya da ultrason enerjileri yayan aletler, kendi kendine yağları eriten başlıklar yapılıyor. Bir çoğu faydalı oluyor ama sonuçta hiçbirisi klasik yağ alma tekniğinin yanına bile yaklaşamıyor. Muhtemelen fark yaratacak, çok daha iyi bir teknolojinin bulunması yakındır diye düşünüyorum. Bu geçiş döneminde biraz daha temkinli olmakta fayda var. Yüz estetiğinde son bir kaç yılda ciddi bir yaklaşım değişikliği oldu. Yaşlanma tedavisini bu güne kadar “kırışıklık” tedavisi olarak görmenin yanlış olduğunu, yüz yaşlanmasının kırışmaktan çok bir dolgunluk kaybı ile ortaya çıktığını anladık. Bu bir iki senelik bir “fark ediş” ama göreceksiniz bundan sonraki dönemi tamamen bu yaklaşım belirleyecek. Dolgunluk derken yusyuvarlak bir yüzden bahsettiğimi zannetmeyin, sadece çocuklarda ve çok gençlerde görebileceğiniz cilt altını dolduran ve cildi gergin tutan sağlıklı bir yağ fazlalılığından bahsediyorum. Bu genç ifadenin olmazsa olmazı. Eğer bunu yerine koymadan kırışıklıkları ortadan kaldırırsanız, örneğin bir yüz germe ameliyatı yaparsanız kırışıksız ama yaşlı bir yüz ortaya çıkıyor. Bu hem doğal değil hem de güzel gözükmüyor. Üstelikte hasta hala “yaşlı” gözükmeye de devam ediyor. Buna ne demeli bilmiyorum ama dünya plastik cerrahları yıllardır bunu neden düşünemedik diye kendilerini ayıplıyor galiba.