Estetik cerrahide yenilikler nedir

31 Aralık 2008

Estetik cerrahinin her ne kadar çok popüler ve medyatik bir alan olduğunu bilsem de sizi bir konuda uyarmadan edemeyeceğim. Basın bizim işimizle ilgili herşeyi yenilik olarak tanıtmayı çok sever. Bir dergide bir yazı okursunuz ve anlatılan konunun estetik cerrahide gelinen ve gelinebilecek en son nokta olduğunu düşünebilirsiniz. Size önerim bu kadar kolay ikna olmamanız.

Estetik cerrahi adı pek çağrıştırmasada tamamen bilimsel bir saha ve örneğin kalp cerrahisinden bu açıdan en küçük bir farkı yok. Bizlerin tercih ettiğimiz yöntemler ve yağış şekillerimiz son derece kişisel olsa bile yaptığımız her uygulama bilimsel temellere dayanıyor. basın her zaman yapılan işin belli kurallara ve temellere dayanması gerektiğini her zaman düşünmek istemiyor ve bazen son derece yanıltıcı başlıklar ile bazı yenilikler yaratabiliyor.

Size bir öneri. www.pubmed.com sitesine girin. Burası tıp literatürü içerisinde arama yapabileceğiniz bir site. sadece aramak istediğiniz başlığı doğru şekilde yazmanız yeterli; çıkacak makale özetlerinden bir şey anlamayı beklemeyin ama iç değilse bahsedilen uygulamanın bilimsel bir temeli olduğunu ve şu yada bu şekilde tıp literatüründe olduğunu görebilirsiniz. Benzer şekilde doktor isimlerini de soyad ve ismin ilk harfi ile girip arayabilirsiniz. çıkacak sonuçlar doktorun yaptığı bütün bilimsel yayınları gösterir.

Bizler yenilikleri hem basılı olarak, aylık çıkan prestijli plastik cerrahi dergilerinden (siz bunlara ulaşamazsınız, sadece doktorlara posta ile gönderilirler ve dükkanlarda satılmazlar) ve kongre ve toplantılardan takip edebiliyoruz. özellikle uluslar arası bazı toplantılar son derece önemli, genellikle yılda 3-4 kez amerikaya gitmek bizler için artık bir zorunluluk.

Bu site hakkında

31 Aralık 2008

İnterneti hep beraber bilgi çöplüğüne çevirdiğimizin farkındayım ve muhtemelen bir kaç sene sonra hiç kimse estetik gibi bir kelime altında derli toplu, başı sonu olan bir site bulamayacak. Kendi sorumluluğumun da farkındayım. Burada hiç değilse size mahcup olmayacağım bir iki şey yazabilmek istedim.

Estetik cerrahinin bir bilim dalı olduğunu, her ameliyat ile ilgili yazılabilecek ciltlerce kitap olabileceğini sakın unutmayın. Burada bulabilecekleriniz ancak suyunun suyu olabilir. Hiç değilse canınızı sıkmadan doğru ve ilginç bir kaç satır bulabileceğinizi umuyorum.

Estetik cerrahi hakkında

31 Aralık 2008

Estetik cerrahi en merak edilen ama hakkında en fazla efsanenin ve yanlış bilginin dolaştığı tıp alanı. Benim nedense duymadığım süper, mucize teknikleri herkez biliyor, bana anlatıyorlar, işin kötüsü beni bu büyük gelişmeyi duymamış olduğum için kınıyorlar.

Size şu kadarını kesinlikle söyleyebilirim ki estetik cerrahi sihirli bir iş değil ve mucize tedaviler yok. Ama şehir efsaneleri ve abartmalar fazlasıyla var. Estetik cerrahinin bir tıp dalı olduğunu, tıbbın bir bilim olduğunu ve “bilimsel” her türlü bilginin ortak kullanıma açık olmak zorunda olduğunu unutmayın.

Özetle birileri bir köşede kimsenin bilmediği bir şey yapıyor olamaz. Hele ki çok mucizevi bir iş inanın yapamaz. Böyle bir tedavi olsa bu hem yazılmış ve ulaşılabilir olurdu hem de kongrelerde anlatılmış ve tartışılmış olurdu. Bende hem duymuş, hem okumuş, hem de dinlemiş olurdum.

İnsanlar bu tür konuları ya gizlemek ya da abartmak eğiliminde oluyorlar. Özetle her duyduğunuza hemen inanmayın.

Estetik cerrahlar hakkında

31 Aralık 2008

Estetik cerrah diye bildiğiniz insanlar önce tıp fakültesini okuyorlar, burada en başarılı olanlar bir plastik cerrahi bölümüne girip asistan sıfatıyla plastik cerrahi ihtisasına başlıyorlar. Bu 6 ya da 7 sene sürüyor.

Tıp fakültesi de 6 ya da 7 sürüyor. Estetik cerrahi, plastik cerrahinin bir alt dalı olarak bu ihtisas döneminde öğreniliyor. Hepsi bittiği zaman ortaya düşündüğünüz gibi bir estetik cerrah ta çıkmıyor. İsmini duyduğunuz hemen hemen bütün estetik cerrahlar en az 5 senelik tecrübeye sahipler. Dolayısı ile yeni ihtisas almış bir plastik cerrahın sizin karşınıza çıkma süreci içinde siz bir 4-5 sene ekleyin.

En son grup hasta adayı da bir ameliyata ihtiyacı olmayan gruptur. Bazen insanlar kendilerinde olmayan sorunları var gibi görürler, bazen de çevrelerinden bu konuda baskı görebilirler. Bu hastaları ayırtetmek ve ameliyat etmemek çok önemli.

Ameliyatlar hakkında

31 Aralık 2008

Estetik cerrahi ameliyatlarının ortak özelliği sağlıklı insanlara yapılmaları. Ortada bir hasta vardır ama bir hastalık yoktur. Hatta siz doktor olarak sağlıklı bir insandan bir hasta yaratır sonra onu tedavi edersiniz. Elbette buna gerçekten deymesi gerekir. Estetik ameliyatları kendi içlerinde “gençleşme amaçlı yapılanlar” ve “doğuştan özellikleri değiştirmek için yapılanlar” olarak ikiye ayırabilirsiniz.

Örneğin estetik burun ameliyatında bir gençleşme kaygısı yoktur, doğuştan gelen bir özellik değiştirilmeye çalışılır. Ama yüz germe ameliyatı tamamen bir gençleştirme ameliyatıdır. Amaç sadece 10 – 20 sene önce var olanı tekrar elde etmektir.

Bütün bu ameliyatlar yıllar içerisinde geliştiler, bir çoğu yüz yıl öncesinde uçuk bir fikir olarak denenmiş olmalarına rağmen daha sonra unutulmuşlar. Estetik cerrahinin ortaya çıktığı 60 lı yıllarda bütün eski fikirler tekrar denenmiş ve geliştirilmeye başlanmış. Bu gün yaptığımı he teknik eski tekniklerden elde edilen tecrübelere dayanıyor. En yeni en son diye ortaya çıkan teknikler bile yılların birikiminin üzerine konulan taşlar.

Her ameliyatta çok beklenen bazı komplikasyonlar var. Örneğin enfeksiyon her ameliyatta olabilir. Tedavisi de genellikle zor değildir. Her ameliyatta hematom denilen sıvı – kan birikmesi de olabilir. bu fıtık ameliyatı da olsanız, karın germe ameliyatı da olsanız olasılıklar dahilindedir.

Söyleyebileceğim şeyler

31 Aralık 2008

Bir estetik ameliyatın sonucu her zaman sizin ameliyattan duyacağınız memnuniyet ile paralel olmayabiliyor. Bazen çok iyi sonuçlar hastaları memnun etmezken tam tersi de olabiliyor. Bu işi içinde olan herkes bunu çok iyi bilir. Bana bir hocam “yaptığın ilk görüşmede tek bir kere gülümsemeyen bir hasta adayı muhtemelen ameliyattan sonra da gülümsemeyecektir” demişti. Size önerim en baştan her şeyi tekrar gözden geçirip bir karar verin: siz mutlu olacak mısınız? Bu sorunun cevabı en baştan hayır olabilir mi? Estetik cerrahi sizin için iyi bir aday olduğunuza emin olmadan kendinizi ameliyathaneye atmayın. Örneğin eşiniz sizi aldatıyor ise ve genç sevgili pek dolgun ve taze ise estetik ameliyat olmanız sizi bu yarışta öne geçirmez. Eşiniz de ameliyatın sonucu her ne olursa olsun alışkanlığını devam ettirir. Kendinize haksızlık yapmayın, sorun muhtemelen sizde değil. estetik cerrahinin yuva kurtardığı pek vaki değildir.

Bir yakınınızın telkinleri de sizi ameliyata ikna etmemeli. Herkesin böyle bir macera için farlı sebepleri ve motivasyonları olabilir. sizinkiler gerçekten sizin mi? Mutlaka emin olun.

Etrafınızda kötü estetik cerrahi örnekleri görüyor, felaket hikayeleri duyuyor olabilirsiniz. Bu bir kural değil bir istisnadır ve bunu bir fobi haline getirip kendi doktor hasta ilişkinizi bunun üzerine kurmayın.

Söyleyemeyeceğim şeyler (ama ima edebilirim)

31 Aralık 2008

Sizi bir felaketten kurtaracak dört tavsiye:

1-Asla muayene için gidip o gün orada ameliyat olmayın. “Efendim hemen çok kolay yan odaya geçiniz elbette tabii…” Asla.

2-Ameliyathanelerde fısıltı gazetesi çok aktiftir ve laf çabuk yayılır. En uç örnekler herkesce bilinir. İlk önce başka bir branştan bir cerrah ya da anestezi uzmanına danışın. Size “amman ha” diyebilirler.

3-Her duyduğunuza, heleki medyada gördüklerinize inanmayın. İkinci maddeden şaşmayın.

4-Bildik tedavilere verilen özel isimler de dikkat edin. Yıllardır yapılan çok sıradan bir işleme bir isim takıp yepyeni ve mucizevi bir teknik gibi size sunulmasın. “Ultra”, “süper”, “mikro” gibi bir isimlerle başlayan tekniklere dikkat edin.

Türkiye estetik cerrahide nereye koşuyor

31 Aralık 2008

Bana bazen insanlar “yurt dışında ameliyat olacağım ama çok pahalı, eh zaten istediğimde küçük bir ameliyat, siz yapın” diyorlar. Halbuki durum tam tersi.

Türkiye yıllardır yaptığı yatırımı son 5 senede toplamaya başladı.

Estetik cerrahide şu anda ne konumdayız diye düşünüyorsanız yapılan işin kalitesi olarak Avrupa’nın her açıdan çok üzerindeyiz, hatta 10 sene önündeyiz diyebilirim. Bunun temel sebebi avrupalı ortalama insanın estetik cerrahiden çok uzakta olması. Yapılmayan bir şeyin bir yerde gelişmesi de mümkün değil. Hollanda’da da burun estetiğini kime yapacaksınız?

Amerika için durum daha karışık, sanılanın aksine ortalama bir amerikalı estetik cerrah size Michael Jackson burnu ve taşıyamayacağınız dev memeler yapacaktır. Doğallık amerikada o kadar konu dışıdır ki kullanılan ortalama meme protez boyu amerikada 350 cc, Türkiye’de 225 cc dir. Ben hayatımda 500 cc lik bir protez bırakın kullanmayı gözlerimle görmedim, amerikada konuştuğum bir çok meslektaşım, “500cc, good size but little small” diyebiliyor. Bu kadar büyük protezler de tabi o kadar çok sorun yaratıyor ki hastaların %25 ini ilk iki sene içinde tekrar ameliyat ediyorlar. Bizde bu oran %2-3 olmalı.

Dolayısı ile yurt dışında bu işler mükemmel yapılıyor ama biz napalım bütçemiz kısıtlı geldik olucaz diye düşünmeyin. Ne kadar haklı olduğumu zamanla daha iyi anlayacaksınız. Önümüzdeki 10 sene de Türkiye estetik cerrahide marka olacak.

göğüs estetiği botox migren jinekomasti plastik cerrahi